6 Mayıs 2013 Pazartesi

Benim İzmir'im - 1

Uzun bir ara verdim, evet. Ama o kadar çok şey değişti ki hayatımda... Öncelikle çok sevdiğim harika Ankara'dan sonunda ayrıldım ve İzmir'e yerleştim! =) Dört aylık hamileyim, oğluşumuz Ekim'de umuyorum sağlıkla bizimle olacak. Bayağı bir değişiklik olmuş değil mi? Dolayısıyla pek yazı yazamadım, en azından gezi yazısı... Şimdi ise yaşadığım şehri sizlere doya doya yazmaya hazırım. İçinde yaşadıkça yeni yeni şeyler keşfettiğimden ara ara yeni girdilerle bir İzmir yazı dizisi yayınlamayı düşünüyorum. Böylece bu harika şehrin gizli ve ziyaretçilere kapalı hazinelerini sizlere ulaştırabilmiş olacağım.

İzmir Körfezi
İzmir sadece Ege'nin değil, ülkemizin incisi, bunu tartışmaya bile açmıyorum. Sebebini yazılarımı okudukça anlayacaksınız. Fakat ufak tüyolar verebilirim: bu şehir mutlu bir şehir. Derdi, kaygısı, tasası az. Kasiyerler, taksi şoförleri, sokakta yol sorduğunuz insanlar sizi sanki yıllardır tanıyormuş gibi. Bir anda kendinizi mısır satan çocukla kanka olmuş şekilde bulabilirsiniz. Ankara ya da İstanbul'da sürekli hissettiğiniz acelecilik, gerginlik, koşturma burada kendini sakinlik, keyif için durup mola vermek, hayatın tadını çıkarmaya bırakıyor.

Bostanlı Sahil - Minik aşıklar
Biz evimizi Bostanlı'ya kurduk (sanki deniz kıyısına gece kondu kondurduk gibi oldu ama değil tabi ki). Burası Karşıyaka ilçesinin en şahane bölgesi (yorumumu kattım, evet). Karşıyaka genel olarak çok tatlı bir ilçe, özellikle denize kıyısı olan kısımları tadından yenmiyor. Kendilerine 35,5 diyen (İzmir'in plaka kodu 35) Karşıyakalılar tam bir Karşıyaka Spor Kulübü tutkunu. Bunu da nereden çıkardığımı yazının ilerleyen kısımlarında anlayacaksınız.

Gün batıyor, eğlence bitmiyor.
Şimdi söylemesi ayıp biz sahile çok yakın oturuyoruz. Yürüyerek denize gitmek bir Ankaralı için rüya gibi. Canınız sıkıldığında ayakkabılarınızı giyip iyot kokusunu içinize doya doya çekebiliyorsunuz. Hava serinse sahilde üç beş kişi yürüyüş yapıyor oluyor. Fakat hava güzelse şenliğe gelin. Sahil cıvıl cıvıl. yürüyenler, koşanlar, basket, tenis, futbol oynayanlar, kaykay, paten yapanlar, köpek gezdirenler, ağaç gölgesinde oturmuş kitap okuyanlar, belediyenin masalarına örtü serip rakı-balık yapanlar... Kendinizi yazlıkta hissediyorsunuz.

Bostanlı Sahili - Kış Hali
Çılgın gençlik
Sahilde belediyenin Yasemin Cafe'si var. Sanırım bira satışı yapan nadir belediye yerlerinden biri. Yemekleri çok lezzetli olmasa da, konum ve ucuzluk itibariyle çok populer bir mekan. Hemen yanıbaşında bir mini golf sahası bile var. Biz de denedik, gerçekten çok keyifliymiş. Kimlik ve 3 TL verip bir sopa ve bir top alıyorsunuz o kadar.

Yasemin Cafe'den bir akşamüstü görüntüsü
Yasemin Cafe'de bir Pazar günü
Birgün evde oturuyorduk. Karşıyaka Basketbol Takımı'nın EuroChallenge Final Four'daki final maçını izleyelim dedik. Aslında maç İzmir'deydi ama biletler çok pahalıydı, biz de televizyona kaldık. Fakat tezahuratlar bir normalden yakın geliyor, ne olduğunu anlamadık. Sonra bir baktık sahile kocaman ekran kurulmuş, sahnede DJ müzik yapıyor aralarda, bir yandan topluluğu gaza getiriyor. Herkes üstünde kırmızı-yeşil formalarıyla sahile yığılmış. Çocuğuyla gelenler, biralarını almış yerlere oturmuş gençler hepsi bir arada "Kafkafkaf  sinsinsin kafsin kafsin kaf!" diye coşkuyla bağırıyor. Her yer KSK bayrağı. Bir ara yakınlardaki markete uğrayalım dedik, şenlik zamanı ODTÜ'deki Naz gıdaya taş çıkartır. Buzdolabında soğuk bira kalmamış, balık tezgahına biraları dizmişler. Bir izdiham, bir kalabalık. Herkes tek yürek maça hazırlanmış. Gerçi son dakika yenildik ve kös kös evimize geri döndük ama bizim için inanılmaz bir tecrübeydi.

KSK Basket maçı sahnesi ve ekranı
KSK maçını bekleyen kalabalık
Benzer fakat çok daha bizi şoka sokan deneyimi ise dün (5 Mayıs) yaşadık. Hıdırellez sebebiyle sizin oralar çok şenlikli olur demişti Boran Abi, fakat böyle bir şey beklemiyorduk. Bir ara evdeki pencereden dışarı bakayım dedim, gökyüzü ışıl ışıl dilek fenerleriyle kaplanmış. Arkadan belediye başkanının sesi geliyor. Hadi inip bir neler dönüyor bakalım dedik. Ağzımız kelimenin tam anlamıyla açık kaldı.

Karşıyaka Hıdırellez Şenliği 
Şok içinde etrafı fotoğraflıyoruz
Bir kere gelen kişi sayısını anlatma şansım yok. İnanılmaz bir kalabalık. Meydana kocaman sahne kurmuşlar, latin müzikleri çalan bir grup harika ezgiler çalıyor. Solist şarkılar arasında durup durup "KafKafKaf!" diye başlıyor, birden bütün kalabalık yaptığı işi bırakıp tezahürata katılıyor. Çok acayip.

Sahilde kimi taşlara oturmuş Çiğdem (çekirdeğin İzmir'cesi) çitliyor, artık ayran mı desem kola mı desem meşrubatlarını içiyorlar =D. Çimenlerde aile boyu kilimler serilmiş, tam teşkilat sofralar kurulmuş. Gençler içeceklerini almış çimenlere serilmiş. Sanki üniversite şenliklerinin bütün şehir kutlanan versiyonu. Bir de şenlikte bir "eğlenme zorunluluğu" vardır ya, hani yılda bir kere başınıza geldiğinden mutlaka eğlenmelisiniz, burada öyle bir zorlama da yok. Herkes çok doğal bir şekilde eğleniyor. Bir yere ateş yakmışlar, insanlar sıraya girmiş üstünden atlıyor.

Hıdırellez Ateşi
Kanalın diğer tarafına yürüdük, kocaman ateşin etrafında bir roman ekibi müzik yapıyor, bir grup harika danslar ediyor. Herkes durduğu yerde kıpır kıpır. Gece oniki oldu, ertesi gün pazar, millet bana mısın demiyor. Voleybol oynayan, yaşca büyük iki kadın gördüğümüzde biz yorgunluktan eve dönüyorduk. Bir yaşını doldurmamış bebekler kucakta, bastonlu yaşlı teyzeler amcalar çimenlerde herkes sınırsız ve doğal bir biçimde eğleniyor. Baloncuları, mısırcıları (burada Darı diyorlar), ayran gibi çeşitli meşrubat satanları saymıyorum bile. Eve döndüğümüzde yüzümüzde kocaman bir gülümseme, acaba haftaya ne olacak diye merak ediyorduk.

Hıdırellez gecesi Bostanlı
Güzel şehrimin bizi şaşırtan ayrıntılarıyla sizleri haberdar etmeye devam edeceğim. Şimdilik hoşçakalın...





2 yorum:

  1. Tariflerinizi Yemek Kulübüm’de yayınlayarak blogunuza ziyaretçi çekmek istemez misiniz?
    Yemek Kulübüm; evinizde yapmış olduğunuz harika lezzetleri ve tariflerini paylaşabileceğiniz, yeni ve merak ettiğiniz tarifleri arayıp bulabileceğiniz, aynı zamanda sağlıklı beslenmek için en doğru ve en güvenilir bilgilere ulaşabileceğiniz yeni yemek tarifleri sitesidir. Yemek Kulübüm'de kendi blog sayfanızı oluşturarak günlük notlar tutabilir, blog yazıları yazıp sosyal ağlarda paylaşabilir, harika lezzette tariflerinizi paylaşarak, tariflerinize beğeni toplayabilir, püf noktaları paylaşabilir, arkadaşlarınızı ve diğer hünerli aşçıları ve yemeklerini takip edebilirsiniz.
    Diğer yemek sitelerinden farklı olarak tüm bu işlemleri yaparken Yemek Kulübüm'de Yemek Puan toplarsınız. Topladığınız Yemek Puanlarınızla dönem dönem yapılan yarışmalarda hediye kazanma şansı yakalayabilirsiniz.
    Yemek tarifi yüklerken tarifinize ait hazırlık aşamalarını gösteren 10 adet daha resim paylaşma imkanınız bulunmaktadır. Tarifinize eklemiş olduğunuz hazırlık aşaması resimleri, tarifiniz sitemizde yayınlanmaya başladıktan sonra tarif ana resminin hemen altında film şeridi şeklinde görülecektir. Bu resimleri sağa sola kaydırarak görebilirsiniz.
    Tüm bunların yanı sıra Yemek Kulübüm'de konusunda uzman Gıda Mühendisi ve Diyetisyenler tarafından hazırlanan; gıda güvenliği, sağlıklı beslenme, kilo kontrolü-diyet, gıda katkı maddeleri, gıda kaynaklı hastalıklar, mutfakta ve evde püf noktaları, pratik mutfak ölçüleri, doğru gıda alışverişi hakkında en doğru ve en güvenilir bilgilere ulaşabilirsiniz.

    Ayrıca Yemek Kulübüm hesabınız üzerinden kendi yemek blogunuza ve sosyal ağlarınıza link vererek kişisel blogunuza ziyaretçi çekebilirsiniz.

    Yemek Kulübüm'de keyifli, eğlenceli ve bol hediyeli zamanlar geçirmeniz dileğiyle.
    Saygılarımızla,
    Yemek Kulübüm
    www.yemekkulubum.com

    YanıtlaSil