12 Mart 2012 Pazartesi

BRÜKSEL

[1 Şubat 2011 tarihinde oradaydık.]

Lüksemburg- Amsterdam araba yolculuğunun dinlence durağı olarak misafir olduğumuz Avrupa Birliği'nin resmi organlarının çoğunun bulunduğu Brüksel'de sadece bir iki saat geçirebildik. Araba ile devasa büyüklükteki harika binalara göz gezdire gezdire şehir merkezine inip arabamızı park ettikten sonra mutlaka görülmesi gereken meydanın yolunu tuttuk.

Arabadan Brüksel

Bir kaç yüzyıl önce bataklığa kurulan bu şehrin ismi de bataklığa kurulan şehir anlamına geliyor. Çoğunlukla Fransızca konuşulsa da nüfusun yüzde yirmisi Flemenkçe de konuşuyormuş.
Brüksel Haritası
Brüksel'in en görülesi yeri şüphesiz La Grand Place olarak da anılan meydanı. Soğuk bir kış günü bile olsa bu kocaman meydan tatlı evleri, waffle ve sıcak çikolata yapan seyyar satıcıları ve cıvıl cıvıl turistleri ile çok keyifli geldi bize.

Brüksel Şehir Meydanı
Pazar olarak tasarlanıp inşa edilen meydan Grote Markt olarak da biliniyor. Harika belediye binası ve Hotel du Roi (Kralın Evi) özellikle meydanda görülmesi gereken iki şaheser.

Maison du Roi


File:Brussels floral carpet B.jpg
Grand Place'da Çiçekten Halı - 2008
İki yılda bir Ağustos ayında meydan harika bir etkinliğe sahne oluyor. Çiçeklerden yapılmış halı meydanda bir iki gün boyunca duruyormuş.
Esnaf Loncasının bulunduğu binalar


La Grand Place'dan kareler
Bu büyük meydana öyle kolayca giremiyorsunuz. Bir sürü ara sokakta miniminnacık yazılmış tabelaları takip etmeniz gerekiyor. Yol boyunca hediyelik eşya dükkanları, çikolatacılar ve Waffle'cılar arttıkça meydana yaklaştığınızı anlayabilirsiniz. 
Waffle'dan kazık yiyen mutsuzlar
Meydana giderken bir de Manneken Pis tabelası göreceksiniz. Brüksel'in simgesi olan bu enteresan heykel yine meydana giden ara sokakların birinde bulunuyor. Beklentilerinizi çok arttırmayın çünkü o kadar küçük ki, neden simgesi olduğunu anlamakta zorlanıyorsunuz.
Yakın çekim Manneken Pis
Manneken Pis
Heykelle ilgili bir çok efsane mevcut. En ünlüsü ise Godfrey III isimli Leuven Dükü ile ilgili olanı. 2 yaşındaki bu küçük dükün bağlı olduğu dükalık Berthout ordularıyla 1142 yılında savaşta imiş. Leuven ordusu kendilerine moral versin diye Godfrey III'ü bir sepete koyup bir ağacın tepesine asmışlar. Savaş sırasında sepetinden orduların üstüne çiş yapan dük, sonunda savaşı kazanmalarına sebep olmuş.

Ünlü Belçika Çikolatacısı ve Manneken Pis çikolatası
 Biz meydan ve civarını gezdikten sonra arabaya atlayıp ünlü Atomium heykelini görmeye gittik. 1958 yılında Dünya Fuarı için inşa edilen anıt, aynı zamanda beş küresiyle halka açık. Expo58'e adanmış kalıcı sergiye ve geçici bazı sergilere bu küreler içinde ziyarette bulunabilirsiniz. Biz gece gittiğimiz için ziyaretimiz ancak şu seviyeye gelebildi:
Atomium
Bize Brüksel ancak bu kadar ev sahipliği yapabildi. Ama siz orada daha fazla kalmayı planlıyorsanız görmeye değer diğer mekanları aşağıda listeledim:

Rue des Bouchers
Rue des Bouchers, 1000 Bruxelles, Belgium
Rue des Bouchers

Rue des Bouchers
Bu  ünlü cadde her iki yanında dizilmiş deniz ürünü restoranlarıyla ün yapmış. En önerilenleri arasında Chez Leon bulunuyor.

Musee de Magritte
Musee de Magritte
Ünlü Belçika'lı sürrealist sanatçı Rene Magritte'in bir zamanlar evi olan bu yapı harika resimlere ev sahipliği yapıyor.
Rene Magritte'nin en ünlü eserlerinden biri
Mini Avrupa

Mini Avrupa
Bu eğlenceli minyatür sergisi Avrupa'da bulunan ünlü binaların minilmiş hallerini görmeniz için tasarlanmış bir eğlence mekanı.

Musee de Instruments de Musique
Müzik enstürmanları ile ilgili bu müze müzikle ilgilenenler için harika bir kaynak.
Musee de Instruments de Musique
Pierre Marcolini
Bu pahalı çikolatacı her ziyaretçi tarafından muhteşem ve inanılmaz lezzetli bir servet olarak nitelendiriliyormuş. 
Pierre Marcolini girişi
Pierre Marcolini harikaları
Parlementarium
Avrupa Birliği ile ilgili öğrenmek istediğiniz çoğu şeyin cevabını bulacağınız bu mekan ilgilenenlere önerilir.

Parlementarium

Doğa Tarihi Müzesi
Özellikle dinazorlara ile ilgili bölümü ilgi duyanlar için harika bir deneyim yaşatıyormuş.

St. Chatherine Meydanı 
St. Chatherine Meydanı, aynı isimli katedrale de ev sahipliği yapıyor.
Ste Cathrine
Mıknatısı daha önce oraya ziyarete giden Seda getirmişti. Biz de bardak altlığı almaya karar verdik.
:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder