3 Ekim 2011 Pazartesi

AIGINA

Temmuz 2003

Yunanistan'ın bu minik adası çok az insana bir şey ifade eder. Eğer siz de Hellenic Wildlife Hospital'da (EKPAZ) gönüllü çalışmışsanız, siz de onlardan birisiniz demektir!




Atina'dan yarım saatlik bir feribot seferi sonrası ulaşabileceğiniz Aigina ("Egina" diye okunuyor), az önce bahsettiğim gibi Helenic Wildife Hospital'da yaptığım staj nedeniyle tanıştığım tatlı bir ada. Yunanca isminin kısaltması EKPAZ, bundan sonra kendisinden bu şekilde söz edeceğim.

Aigina
Her türlü konuda muhteşem girişimciliği ile tanınan canım dostum Düygü, yine bir gün Ankara'da katıldığı Doğal Yaşam Rehabilitasyon Semineri'nde EKPAZ ekibiyle tanışmış. Bu insanlar doğada zarar görmüş hayvanları alıp tedavi eden ve daha sonra tekrar doğaya dönmelerine yardımcı olan bir kaç yüce gönüllüden bir kaçıymış. Tabi Düygü böyle şeylerden geri kalmaz, hemen bir ara gidilecekler listesine ekleyivermiş EKPAZ'ı. Ben bölümün zorunlu stajı için laboratuar dışında keyifli bir ortam araştırırken kendisi buradan bahsetti. Ben de tabi ki hemen durumu değerlendirip, en doğru kararın hayvanlarla birlikte geçecek bir buçuk ay olacağına karar verdim.
Pelikanlarla geçen dakikalar
Aigina gezisi bir çok yönden benim için çok özeldir: ilk yurt dışı deneyimim, ilk kez uçağa binişim, ilk kez biyolog sıfatını kullanacak olmam -ki aslında orada bir otopsiye dahil olmam dışında bir işe yaramadı- ve bunları ilk defa tek başına yapacak olmam. Gezmeyi bu kadar sevdiğimi de işte tam orada farkettim.
Aigina
Adını Zeus'un aşık olup kartal suretine bürünerek kaçırdığı ve bu adaya hapsettiği tanrı-ırmak Asapos'un kızı Aigina'dan alan ada; havasının kokusu, bitki örtüsü, evleri, ara sokakları ile sanki kendinizi Ege Bölgesi'nde bir Türk tatil kasabasında hissetmenize sebep oluyor. Aradaki tek fark askılılar ile gezen genç kızlara, el ele dolaşan gençlere, şort giymiş erkeklere ters ters bakan bir gerici zihniyetin olmaması. Sanıldığının aksine Türklerden çok hoşlanıyorlar. Köylerden geçerken kapının önünde oturmuş aileler sizlere içtenlikle el sallıyor, Türk olduğunuzu söylediğiniz anda yüzlerinde bir gülümseme ile " İstanbul'da bulunmuştum. Çok güzel şehir." diyerek hemen kendinizi onlara yakın hissetmenizi sağlıyorlar.
Aigina kasabası
Aigina'nın merkez kasabası feribotların indiği, minik dükkanların, evlerin, dar sokakların ve tabi ki tavernaların bulunduğu bir mekan. Lezzetli "Souflaki"yi de burada deneyebilirsiniz.
Souflaki
Merkezin kuzey ve güney girişinde iki tane koy var. Kuzey girişindeki koy daha güzel ve yakınlarında kalıntılar bulunmakta. Güney girişi adadaki o zamanlar tek marketin blunduğu yere daha yakın olduğundan ben denize girip serinlemek için burayı tercih ediyordum.
Yüzmek için bir fırsat
Adada herkesin değişik bir çalışma saati anlayışı var. 15:00-17:00 arası istisnasız herkesin siesta yaptığı bir tatil var. Bazı günler 17:00-20:00 arası tekrar işbaşı yapılıyor ama genelde 15:00den sonra açık dükkan bulmak oldukça zor. Sadece adada mı yoksa Yunanistan'ın her yerinde mi uygulama böyle bilmiyorum. Yazın kahve istediğinizde sıcak bir bardak kahve içmeyi hayalinizden bile geçirmeyin. Mutlaka Frappe içmelisiniz. 

Frappe
Ben merkez ve hastane dışında pek bir yere gidemedim. Ama gezme şansınız olursa mutlaka Perdika denen başka bir kasabaya, Agios Nektarios ismiyle anılan bir manastıra ve  Afea Athena kalıntılarına göz gezdirmenizi tavsiye edebilirim.
Aigina merkezinden bir görüntü
EKPAZ, adanın içlerinde ve merkezden üç saatlik bir yürüyüş mesafesinde. Hastaneye giden toplu taşıma aracı olmadığından eğer oraya gün içinde sadece bir kere gidip gelen aracı kaçırdıysanız maalesef bu mesafeyi yokuş yukarı yürümeniz gerekiyor. Gece bastırıp tek kılavuzunuz ay ışığı olduğunda ıssız ada yolları çok keyif vermeyebiliyor.


Hastane gönüllülerin konaklaması için bir yatakhane içermekte. Yatakhanenin balkonundan görünen hastane manzarası harika.
EKPAZ gönüllü evi

EKPAZ arazi kısmı
Hastanede bir ana bina (yakın bakım gerektiren F tipi kafeslerde bulunan hayvanların ve yeni doğanların, hayvanlar için hazırlanan yemeklerin yapıldığı mutfak ve muayene odasının bulunduğu kısım), kapalı alanda ama birden çok hayvanın tek kafeste barınabildiği rehabilitasyonun ikinci evresinin geçirildiği bir başka kısım ve aşağıdaki açık arazi kafeslerinin olduğu bölüm bulunmakta. Daha çok yırtıcı kuşların bulunduğu hastanede papağanlar, tilkiler, kaplumbağalar, kuğular da ara ara gelip gitmekte.

Beslenmesi ve hava alması için kısa süreli dışarı çıkartılan bir kartal
Maddi yetersizlikler nedeniyle bir ara kapanan EKPAZ sanırım tekrar açılmış. Hayatlarını bu hayvanlara adayan, orada çok düşük bir maaş karşılığı sürekli yaşayanların ilginç hayat hikayelerini dinlemek gerçekten çok ilham verici. Yaşadığım en harika şey minik bir kuşun, uzun süreli bir tedavi ve rahabilitasyon sonrasında ellerimin arasından doğal yaşama tekrar uçtuğunu görmekti. Böyle bir kaç an için hayatlarını adamalarına açıkcası şaşırmıyorum da. Umuyorum EKPAZ uzun süre doğal yaşama değerli katkılarını sunmaya devam eder. Konu hakkında daha ayrıntılı bilgi için: http://www.aeginagreece.com/main/whattosee/HellenicWildlifeHospital.htm
Ayrıca gönüllülerin anılarını şu adresten takip edebilirsiniz: http://www.facebook.com/groups/5360449109/

EKPAZ logosu
 Araba yerine daha çok Scooter kullanan, hep gülen, hep konuşan ada halkı ile tanışmak, yabancı değil yerli turistlerin bulunduğu keyifli bir Yunan zamanı geçirmek, doğada yaralanmış hayvanların az da olsa yüreklerine dokunmak isterseniz, Pire'den vapura atlayıp bu tatlı adayı ziyaret etmenizi şiddetle öneririm.

.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder