5 Eylül 2011 Pazartesi

WASHINGTON DC

[7 Mart 2007-10 Mart 2007 tarihinde oradaydım.]

Güzel başkente yine kalabalık bir öğretmen adayı ekibi ile gittik. Amaç bir adet lise gezmesi, bize burs sağlayan kurumun ofisinde bir toplantı, iki adet müze gezmesi, bir tane DC yürüyüşü (önemli mekanların önünden geçmecilik) ve gruba veda etmecilik şeklinde bir gezi planımız vardı.

Ames'den DC'ye yola çıkmadan bir gün önce çamaşırhaneden evimize yürürken buzda kayıp bileğimi güzelce burkmuştum (bu arada mevsim bahar, tam olarak 6 Mart). Ama belki de tekrar görme şansımın olmadığı bir şehire gidip otel odasında oturacak mıydım? Tabi ki hayır. Tek bacağım ile çok da güzel gezdim, harika oldu.

DC'nin Bölgeleri

Yapay bir şekilde başkent olarak tasarlanan şehir ilk başta tam bir baklava dilimi imiş şekilsel olarak. Daha sonra Alexandria limanının başarısızlığı sebebiyle Potomac Nehri'nin sadece karşı kıyısı kalacak şekilde şimdiki haline kavuşmuş. Kendisi başlıbaşına bir eyalet sayılsa da diğer eyaletler gibi senatörleri, kongrede temsilcileri yok. Aslen Virginia ve Maryland eyaletleri arasında kalmış miniminnacık bir bölgecik.

Kırmızı bölge DC oluyor.
Zamanında bir arkadaşımız DC'ye staja gideceği dönemde DC'nin açılımı ile ilgili iddialara girmiş ama hiç birimiz tutturamamıştık. Meğersem District of Columbia imiş. Orada yaşayanlar şehre sadece DC veya District diyorlarmış.

Güzel ve düzenli başkent benim için bir müze cenneti. Üstelik Smithsonian Institution denilen kurumun bütün muhteşem müzelerine giriş ücretsiz. Aklınızı yitirmeden müzeleri gezmek oldukça zor. Misal grup ile birlikte Havacılık ve Uzay Müzesi 'ni gezerken, Sputnik ve Star Wars kısmı dışında çok da ilgimi çekmemiş olmasından dolayı, karşıda Ulusal Sanat Galerisi'nin harika silüetine vurulup, gruptan ayrılarak burkuk bileğim ile koca Ulusal Sanat Galerisi'ni, Modern Sanatlar kısmı ile birlikte bir saat içinde gezip gruba geri katılmışlığım vardır. (Bu arada Ulusal Sanat Galerisi, sadece bina olarak bile muhteşem. Ayrıca Degas'nın ünlü balerin resim ve heykellerini içeren harika bir koleksiyonu var. Katologda bir tane Dali olduğunu öğrenip bütün müze Dali'yi aradım. Alt katta cafenin öte tarafında tuvalet karşısı gibi bir yerde bir duvara asılı olan minik Last Supper'i görünce hem içim burkuldu, hem de essah bir Dali görmenin heyecanından dilim tutuldu.)

Air and Space Museum'da ünlü Sputnik
National Gallery of Art

Galeri'nin İçi
Degas'nın Ünlü Heykelleri
The Last Supper - Salvador Dali
Şehri kalabalık bir ekip ile gezdiğimden kendi rehberimi oluşturamamıştım ama şimdi araştırdığımda gezilesi hemen her yere gitmişiz sanırım. Aşağıda şehrin en keyifli bölgelerinden National Mall'ın haritası var. Yukarıda bahsettiğim müzeler aşağıdaki haritada 6 ve 21 ile işaretlenmiş müzeler. Benim önerim eğer müze seviyorsanız aşagıdaki yeşil yolda sağlı sollu sıralanmış, girişi ücretsiz müzelere teker teker göz atmanız. Biz grup olarak American Indian Museum (9-Amerika'nın yerli halklarını anlatan muhteşem bir müze) ve Holocaust Memorial Museum'u (17-Yahudi soykırımı ile ilgili son derece üzücü bir müze) gezdik. Alışveriş yapmamız için bize ayrılan boş vakitte ise ben ve sakat bileğim Natural History Museum (24 - Doğa Tarihi Müzesi: Muhteşem!!), National Sculpture Garden (23 - Bir bahçenin içindeki harika heykeller bütünü) ve Smithsonian Instution Castle'ı (28 - kale görüntüsü dışarıdan harika) gezdim.



Yeşil olarak gösterilen orta alanda 1'den 2'ye doğru yürümek bile büyülenmeye yeter. Arkanıza baktığınızda, herkesin Beyaz Saray sandığı ama aslında Kongre Binası olan Capitol'ü:

Capitol
Önünüze baktığınızda ise harika dikilitaşı görüyorsunuz:
Washington Monument
Dikilitaşın arkasında gördüğünüz beyaz bina Lincoln Memorial (35). İçinde ünlü oturan Lincoln heykeli bulunmakta. 
Lincoln Monument'in içi
Dikilitaşın olduğu yerden kuzeye bakarsanız Beyaz Saray'ı (3) uzaktan parmaklıkların arkasından hayal meyal görebilirsiniz:
Beyaz Saray
Haritanın Capitol tarafından olan kısmı ise gerçekte şu şekilde görünüyor:

Ayrıca Library of Congress/ Kongre Kütüphanesi'ne de bir gezimiz vardı. Kendisi yukarıdaki haritada yok ama Capitol (1) binasının arkasına doğru Independence Ave'den yürürseniz karşınıza çıkıyor. Kocaman kütüphane bina olarak muhteşem, içerisi saray gibi. Ayrıca kütüphanede çalışanların bulunduğu bölümü bir camın arkasından gördüğünüzde hayran kalıyorsunuz:

Library of Congress okuma alanı
Bizi alışveriş için götürdükleri yerin ismini hatırlamıyorum ama herkesin anlata anlata bitiremediği ucuz ayakkabılardan bulamadığım için orayı zaten hayal kırıklığı ile hatırlıyorum. Ayrıca diğer alışveriş gününü müze gezerek geçirdiğim için güzel alışveriş yerlerini ne yazık ki sizinle paylaşamayacağım. Ama eğer gezinizde New York'da varsa, burada alışverişe vakit harcamamanızı içtenlikle öneririm.

Bunlar da mıknatıslarım:


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder