12 Eylül 2011 Pazartesi

ERDEK

1982 - ...

 Herkesin bir ilk aşkı vardır. Aklınıza geldiğinde kalp atışlarınızı hızlandıran, yüzünüzü güldüren, biraz da içinizin burulmasını sağlayan. Şu anda uzakta, ama hep kalbinizde... İşte benim ilk aşkım güzeller güzeli Erdek'im.


Duygusal anlamda çok şey ifade eden yerler hakkında yazmak beni hep zorlamıştır. İçimden taşan hisleri bastırmak, iki kelimeyi anlamlı hale getirmek gittikçe zorlaşır. Elimden geldiğince kendimi kontrol edeceğim, ama olur da kaptırırsam artık idare ediverin.



İnsanlar "nerelisin?" diye sorduklarında içimden Ankara değil hep Erdek cevabı vermek gelirdi. Kibrit kutusu büyüklüğündeki gerçek ölçekte minik, benim kalbimde devasa olan dedemlerin yazlığı sağolsun, üniversiteyi kazanana kadar her yaz 3 ayımı burada geçirirdim. Minicik bebekken sahilde kumdan peri bacası yapmak, çocukluğumda bisikletle dolanmak, ergenliğimde "disko"ya kaçıp sonra annemden azar işitmek (disko dediğim de ailecek gidilen zavallı bir ortamcık), güzel bölümümü kazandığımı kibrit kutusu evin çevirmeli telefonundan öğrenmek, kocaman kadın olup yine kumdan peri bacası yapmak; her taşını, her çiçeğini, hatta geceleri bet sesiyle canımızdan can alan Ünlü Gazinosu'nun piyanist şantörünü bile çok sevmek, işte bu gerçek aşk olsa gerek.

Marmara Denizi'nin güneyinde, her gördüğümde elime alıp birinin kafasına vuruvermek istediğim tokmağa benzer bir yarımada var. Kendisi Kapıdağ Yarımadası olmakta. Yarımadanın incecik boğazının sağ tarafı Bandırma, sol tarafı ise Erdek.

Kapıdağ Yarımadası

Literatürde nasıldır bilmem, ama bana göre Erdek üç bölüme ayrılmakta: (1). Bandırma - Erdek arasındaki askeri kamplar, (2). Erdek'in şehir merkezi, (3). Erdek merkezinden Çuğra'ya kadar olan sahil kısmı. 1. bölgeye dair pek bir fikrim yok, sadece Vehbi Koç'un çok sevdiği ve yazlarını geçirmek için geldiği Pınar Motel'in burada bulunduğunu söyleyebilirim. Fakat ben daha çok 2. ve 3. bölgelere dair bir şeyler yazacağım.

Erdek merkezi, şehrin girişindeki küçük otobüs garı ile başlar. Şimdilerde o taraflara büyükce bir alışveriş merkezi yapıldı ama zamanında oralar heep bostanlıktı :). Şehrin asıl merkezi, belediye binasının da bulunduğu trafiğe kapalı meydan.

Erdek Meydanı'nın kış zamanı
Burada muhteşem lezzeti dondurmalarıyla Halim Usta ve Ecdat dondurmacıları, minik dükkanlarından dışarı taşan rengarenk takıcılar, okey ve maç sesleri yükselen çay bahçeleri, leziz kahvaltılıklar, salçalı tostlar ve benim favorim olan prüzyen ve muzlu Ankara pastası yapan fırınlar bulunmakta. Zamanında sabah erken kalkıp, bizim siteden Erdek'e kadar yürüyüp ( yarım saatlik sahilden yapılan harika bir gezi), fırından kahvaltılık simit poğaça alıp çay bahçesinde kahvaltı etmek, sonrasında dolmuş ile eve dönüp uyumak pek keyifliydi. Yine yakınlarda harika pideleriyle ünlü Uludağ pidecisi (şimdi el değiştirmiş ama kaşarlı pidesi hala güzel) ve geceleri açlığınızı bastıran enterasan isimli sandviçler yapan Ö.G.S. bulunmakta. Meydandan sahile doğru yürüdüğünüzde çay bahçelerini solunuza aldığınızda sağ tarafta harika midye tava yapan bir dükkan, ve ara sokak üstünde ise biz oralarda yaşarken ortalarda olmayıp şimdilerde çok popüler olan bir nargile cafe bulunuyor.

Meydanda denizi karşınıza aldığınızda sol tarafa doğru yüyrürseniz Kurbağalı denilen, Erdek'te yaşayan görece paralı insanların evlerinin bulunduğu bir bölgeye girmiş oluyorsunuz. Burası da denizin kenarı, ama kum yerine taşlar ve kayalar mevcut, dolayısıyla denize girmek o kadar da konforlu değil.

Kurbağalı sahili
Yukarıdaki resimde arkadaki tepe, Erdek silüetinin en güzel süsü tatlı Dilek Tepesi. Buraya araba ile de çıkılabiliyor ama hem Bandırma hem de Erdek körfezini seyrede seyrede güzel deniz manzarasıyla tepeye tırmanmak çok keyifli.
Dilek Tepesi
Tepede Seyit Gazi dedikleri, çocukluğumuzun korku hikayelerinin kahramanı, bir gazinin yatırı ve marmara denizi şeklinde yapılmış ama içi boş bir havuz bulunuyor. Rivayete göre burada dileğinizi taşlarla resmederseniz o dilek gerçekleşiyormuş. Ancak dileğinizi diledikten sonra kullandığınız taşları yanınıza almanız ve  dilek gerçekleştikten sonra bu taşları geri tepeye bırakmanız gerekiyormuş.

Dilek Tepesi'nden Kurbağalı manzarası
Dilek Tepesi'nden Tavşan Adası manzarası
Meydandan şehrin içine doğru yürürseniz kendimi bildim bileli orada bulunan Ali Abi kırtasiyesi/oyuncakcısı ve harika dondurmalı baklavasıyla ünlü maraş dondurmacısı bulunmakta. Buradan şehrin içine doğru yürürseniz camiye ve caminin yanındaki kamplara (az önce bahsettiğim 3. bölge) giden otobüs durağına ulaşırsınız.

Buradan otobüslere binip yazlık sitelerin bulunduğu tarafa doğru giderken Erdek'in ünlü sahil yolunun Erdek merkezi ile birleştiği büyük alanı kenardan görüyorsunuz. Şimdilerde burası son derece keyifli bir panayır alanı gibi oluyor yaz aylarında. Hala var mı bilmiyorum ama sokağın karşısında bir lunapark vardı eskiden. Eğer otobüs yerine yürümeyi tercih edersek, uzun kumsalın yanında Çuğra'ya kadar uzanan yürüyüş yolunu takip etmeliyiz. Yükselen palmiyeler, yer ye çınar ağaçlarının etrafını taşla çevirip yaratılan oturma alanları (eskiden burada küp taşlar olurdu ama artık nedense kaldırmışlar), büfeler, sitelerin ve kampların iskeleleri, sahildeki hasır şemsiyeler ve durgun sakin mavi deniz eşliğinde  bizim sitemize kadar yürüyoruz.
Yazlıklara giden yürüyüş yolunun kış hali
Kumsaldaki kışlık çiçekler
Eskiden bizim siteden gidebileceğimiz son nokta olan PTT ve Makine Kampları'nın önünden bu sene geçtiğimde gözlerim doldu. Kamplar bomboş, virane, yıkık, eskiden yemeklerin yendiği alanda in ve cin arkadaşlık ediyor. Aradaki yoldan arkaya geçerseniz muhteşem mantısı, çiğ böreği, un helvası ve turşusuyla sizlere Özlem Mantı bir ziyafet çekebilir. Eğer ön taraftan yürümeye devam ederseniz ziyafet için başka durak olan Hayati Usta'yla karşılaşmanız olası. Hayati Usta, seyyar bir araba ile çöp şiş ve köfteleriyle Erdek yazlıkçılarını gece açlığından kurtardıktan sonra Kafkas Motel yakınlarında yerleşik ve daha büyük bir mekan açtı. Eskiden burada bir ateri salonu bulunuyordu. Street Fighter ve Pang! oyunlarıyla keyifli vakitler geçirdiğimiz bu minik mekan artık Hayati Usta'nın yeri.

Yürümeye devam ediyoruz. Karşımıza Eker Motel çıkıyor. Bu motelin önü bizim gündüz ve gece bütün vakitlerimizi geçirdiğimiz "Çınar"ımızı, artık hasırlarla süslü, zamanında yeşil çuhalar gerili tentelerimizi, ve bizim "İski"  dediğimiz iskeleyi barındırıyor. Yanında zamanında çok sükse yapmış, diskosuyla bizleri eğlendirmiş, arada kaçıp girdiğimiz havuzuyla bize heyecan yaşatmış Toronto Otel artık bomboş duruyor. Toronto'nun yuvarlak hasır şemsiyeleri ara ara otuz kişiye kadar çıkan kalabalık ekibimize az gölge yapmadı!


Toronto şemsiyeleri, köşeden resme giren Çınar ve arkada İski - 1997
Toronto Otel'in yanında Ersoy Sitesi bulunmakta. Kalabalık arkadaş grubumuzun bir kısmının yazlıkları bu sitedeydi. Köpek dostu görevlisi, herkesin okey ve tavla oynadığı üstü gölge dış bahçesi ile bu sene bile son derece hareketliydi. Artık akşamüstü sahildekilere çay kahve servisi de bulunmakta.

Hemen yanındaki iki bloklu site benim canım Cansever'im. Burayı bir iki kelime ile anlatmam imkansız.  O yüzden her yaz evden çıkıp sahile yürürken geçtiğim açık hava koridorunda aklımdan geçen, "Burada olmak bir mucize!" sözcüğünü sizlerle paylaşmayı yeterli buluyorum ve içime yayılan anlatılmaz o mutluluk hissini sizlerin hayal gücüne bırakıyorum.

Balkonumuzdan deniz manzarası. Artık aradaki yol ve görünen o taş kabinler yok.
Bizim sitenin arkasında, otoparkın yanında Atlantis Bilardo bulunmakta. Tatlı sahipleri ve onların kızları ile şahane arkadaşlılar edindiğimiz bu tatlı mekan, güzelim denize girmek varken bütün vaktimizi harcadığımız bir buluşma noktasıydı zamanında. Bu sene önünden geçelim dedik. Bilardo masaları azaltılmış, yerine kahvehane masaları koyulmuş. Masalarda bıyıklı amcalar oturmuş maç seyrediyordu. Bizim gençlik kalabalığından eser yoktu. İşte o an, Erdek'im yaşlanmış dedim.

Atlantis Bilardo - 1998
Yürüyüş yolunu devam ettiğinizde kısa bir süre sonra yolun bir kumsal ile kesildiğini göreceksiniz. Burası "güneşi batırmak" için yürüyenlerin oturup güneşin batışını seyrettikleri son nokta. Bu son noktaya ve devam eden kumsala "Çuğra Mevkii" deniyor. Kumsaldan biraz daha yürürseniz leziz balık yemekleri, gün batımında sizlere eşlik eden bira ve patates kızartması ile Salaş bulunuyor. Erdek'imin mıknatısı olmadığı için yazımı, her ne kadar söyleyecek binlerce söz olsa da, Salaş'ın hasır gölgeliği altında çekilen bir gün batımı fotoğrafı ile bitiriyorum.


2 yorum:

  1. Avşa, ulaşımı konumu itibari ile sadece deniz yolu ile yapılabilmektedir. Çünkü Avşa bir adada bulunmaktadır. Ancak adaya ulaşmak için ulaşmanız gereken iskeleler de ulaşım açısından son derece kolay bir yerdedir. Marmara bölgesinin ulaşım olanaklarının hemen hemen tümüyle bu yerlere kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

    Avşa’ya ulaştıktan sonra yapacağınız en karlı iş Avşa otelleri arasından bütçenize göre bir otel bulmak ve orada yapacağınız keyifli bir tatil için konaklama ihtiyacınızı karşılayacağınız yeri kiralamaktır. Avşa otelleri fiyat bakımından çeşitli avantajlı teklifleri ile size mutlaka bir çözüm bulacaktır. Avşa adası otelleri birçok tatil beldesinin otellerinden daha konforlu dekorasyonu ve çalışkan personelleri ile hizmet denildiği zaman mutlaka adından bahsettirmektedir.

    Avşa adası otelleri size sunacağı cazip tekliflerle kısa, orta ve uzun vadeli tatillerinizde uygun fiyatlar sunarak sizi günübirlik bir tatil sonrası mutsuz şekilde yaşadığınız şehre geri yollamaz. Avşa adası pansiyonlar bakımından da zengin bir yelpazeye sahiptir. Buradaki pansiyonlar da otellerle yarışacak hizmet anlayışı ile çalışmaktadır. Yine uzman ve hızlı personeli sayesinde Avşa adası pansiyonlar konusunda da beldenin turizmine büyük fayda sağlar ve oluşan beğeni duygusu beldeye mutlaka artan turist sayısı olarak döner.

    Avşa adası otel fiyatları az önce de kısmen bahsettiğimiz gibi sektörde hizmet veren firmalarla rekabete açık ancak belirli bir standardı yakalamaya çalışan hizmet anlayışının karşılığını en iyi şekilde yansıtacak bir bedel olarak talep edilmektedir. Avşa adası otel fiyatları bütçenizi fazla zorlamaz. Yapabileceğiniz en uygun tatili yapmanız için size büyük avantajlar sunar. Avşa otelleri her şey dahil fiyatlarla erken rezervasyonun tadını da çıkartabilirsiniz. Erken rezervasyon sayesinde Avşa otelleri her şey dahil fiyatlardan faydalanarak tatili daha da ucuza getirebilirsiniz.

    Ucuz ve de konforlu tatil, Anadolu’nun değerli insanlarının bütçesine uygun seçeneklerle Avşa adası apart fiyatları da size alternatif tatil seçenekleri sunar. Tatili daha da ucuza getirmek ve ailece konaklamak istiyorsanız bu apartları öneririz. Avşa adası apart fiyatları konaklamanın türü dolayısıyla otele nispeten aile için daha uygun olmaktadır.

    Fiyatları da yekûnda çok gibi görünse de günlük ve kişi hesaba vurulduğunda hayli uygun fiyatlarla tatil olanakları sunduğu açıkça anlaşılacaktır. Avşa apart fiyatları eğer abartılı buluyorsanız ve Avşa’dan da vaz geçemiyorsanız yapmanız gereken en iyi şey erken rezervasyondur. Hatta sezon başlamadan çok önce bu apartları istediğiniz tarihler için kiralayarak fiyatları daha da düşürebilirsiniz.

    YanıtlaSil
  2. 2 yıldır arkadaşımın yazlığına gidiyorum ve tam da anlattığınız yerde denize giriyoruz ersoy sitesinin önünde. Gerçekten çok güzel anlatmışsınız. Ben de erdekle ilgili yazı yazmak istiyordum araştırma yaparken rastladım. Benim de arkadaşlarımla birlikte geçirdiğim 1 hafta çok güzel oluyor. Erdek gerçekten tatlış mı tatlış güzel ve sakin bir yazlık yer. :)))

    YanıtlaSil