9 Haziran 2011 Perşembe

ROMA

[28 Haziran - 1 Temmuz 2011 tarihlerinde oradaydık.]


Daha önce yazdığım gezi rehberini kendim gezerek bizzat denedim, ve güncellemeler ile karşınızdayım.
İtalya'nın Bölgeleri

Roma, İtalya'nın Lazio bölgesinde bulunuyor ve İtalya'nın en büyük şehri ve tabi ki başkenti. Aynı zamanda Roma Krallığı, Roma Cumhuriyeti ve Roma İmparatorluğu'nun da başkentliğini yapmış. Orta Çağ'dan sonra şehri yöneten Papa'ların yardımıyla İtalya Rönesansı'nın Floransa dışındaki merkezlerinden biri olmuş ve Michelangelo, Bernini, Bramante, Raphael gibi sanatçıların barok eserleri ile şehir şu anki görkemine ulaşmış.


Bilgi veremeye başlamadan önce Roma'da iyi bir otobüs ve metro ağı olduğunu söylemeliyim. Şehir merkezinde metrodan çok otobüs var. Tek bir bilet (1 euro) 75 dakika içinde 1 metro ve sınırsız otobüs kullanımı sağlıyor. Açıkcası sıklıkla metro kullandığımız için günlük bilet almayı tercih ederdik ama önceden aldığımız tavsiyeler bizi yanılttı.  Biletleri istasyon girişlerindeki makinalardan (çoğu çalışmıyormuş: guasto) veya oraya özgü tekel bayilerinden bilet alabilirsiniz (tabbacheria).


Roma'nın bölgeleri

Daha önce üç günlük bir tur hazırlamıştım, fakat bu turdaki yerleri iki günde gezdik. Yalnızca Vatikan Müzeleri'ne ilk denememizde giremediğimiz için üçüncü günün sabahını Vatikan'a ayırdık. Vatikan Müzeleri'ni iki saatte gezdikten sonra ise üç  günlük yorgunluk sebebiyle daha fazla gezemeyip Roma'nın dışındaki dans kampının düzenleneceği otele doğru yola çıktık. 


Kaldığımız hostel ile ilgili bir kaç şey yazmak istiyorum. Adı Walter Rooms, tam anlamıyla rezalet. Asla ve asla aklınızdan geçirmeyin. Biz hostel ayarlama işini son dakikaya bıraktığımız için hiç bir hostelde boş yer kalmamıştı o sebeple zorunlu kaldık ama daha fazla para verip otelde kalmayı tercih etsek daha iyiymiş.


İkinci olarak özellikle sıcak havada gezecekler için bir tavsiye: boş bir su şisesi temin edin ve yanınızda bulundurun. Yollarda gürül gürül ya da incecik akan her çeşit çeşme suyu içilebiliyor, buradan buz gibi su ile şişenizi tazeleyebilirsiniz. Ama dikkat! Süs amaçlı havuzlar ve çeşmelerdeki sular içilmiyor.


1. Gün
Piazza Venezia'ya Termini yakınındaki hostelimizden yürüyerek gittik. Yol bayağı uzun, ben sakat halimle oldukça zorlandım, otobüs de tercih edilebilirmiş. Piazza Venezia, Via dei Fori Imperiali'nin Colosseum tarafında olmayan ucunda bulunuyor ve trafik açısından oldukça yoğun bir meydan. Meydanda Vittoriano Anıtı (Vittorio Emanuele II Anıtı olarak da biliniyor) bulunuyor. Bu anıt bembeyaz davasalığı ile görenleri büyülüyor. Romalılar bu anıta "Düğün Pastası" diyorlarmış ve aşırı büyüklüğünden ötürü hiç sevmiyorlarmış. Mussolini, İkinci Dünya Savaşı'na katılma kararını Palazzo Venezia'nın (meydanın batısında bulunuyor), birinci kat balkonundan duyurmuş. Burası 1455 yılında Papa 2. Poul tarafından yaptırılmış ve Roma'nın ilk rönesans  sarayı olarak geçiyor. 

 Burada Vittoriano'yu gördükten sonra Piazza del Campidaglio'ya doğru yürüdük (3 dakika). Piazza del Campidoglio, Capitol tepesinde bulunuyor. Meydanın merkezindeki Marcus Aurelius heykeli aslında bir kopya, çevre kirliliğinden korumak için orijinali bir müzede tutuluyormuş.
Piazza Del Campidoglio
Capitoline Müzeleri'nin bulunduğu meydan Michelangelo tarafından tasarlanmış. Meydanın iki zıt ucunda bulunan müzelerin ikisine birden giriş 6 euro (Salı'dan Pazar'a 09:00-19:00 arası açık). Bu müzelerde She-Wolf heykeli (kocaman memeleriyle ikiz Romulus ve Romus'u emziren Roma'nın sembolü) ve diğer önemli eserler bulunuyor. Palazzo Senatorio'nun arkasından dolanırsanız muhteşem bir Forum manzarasıyla karşı karşıya kalırsınız. 
She-Wolf


Daha önce bahsettiğim merdivenleri bulamadık ve tekrar Via Dei Fori İmperiali caddesinden Forum'a giriş yaptık.Burada 12 euro  ödeyerek Collesseum'a da geçiş yapma hakkı kazanıyorsunuz. Sakın önce Collosseum'u gezelim demeyin, kapısındaki sıra beklemeye değmez.  Forum'un kapısında da sıra oluyor, ama Colleseum'dan az. Forum'un önündeki sırada güneşin ve sıcağın altında ruhumuzu teslim etmek üzereydik. Mutlaka şapka alın, özellikle yüz ve omuz bölgesine güneş kremi sürün ve boş plastik şişeleri her yerde gördüğünüz çeşmelerden birinden sık sık doldurun. Forum'un içinde de çeşmeler var, o yüzden önceden su şisesi temin ederseniz suya para vermezsiniz. Mutlaka Audio Guide alın (Audio rehberler 4 euro ve iki kişi bir tanesini paylaşabiliyor). Ne yazık ki Forum içinde ve Colleseum'da Audio Guide'da anlattıkları yerlerin numaralarını gezdiğiniz yerlerde bulamıyorsunuz, çünkü yok. İlla ki elinizdeki haritadan çıkarmak durumundasınız ve açıkcası bize çok kullanışsız geldi. Ama rehbersiz de gezilince hiçbir şey anlaşılmıyor o yüzden mutlaka alın.
Palantine Hill
 Roman Forum (Foro Romano), Roma İmparatorluğu'nun muhteşem görkeminin kalıntılarını oluşturuyor.   Palantine Hill hemen Roman Forum'unun yanında bulunuyor ve zengin Romalı ailelerin villalarından geriye kalanları görme imkanını sunuyor. Tek giriş ile ikisini de gezebiliyorsunuz, zaten arada bir ayrım yok. Roma içinde her yerde rastlayacapımız enterasan kitaplar var. Bu kitaplar Forum ve Colleseum'un şu anki halini ve eski dönemlerdeki hallerinin resimlerini barındırıyor. Eğer Forum'u gezmeden önce bunlardan edinirseniz (12-20 euro arası)  ya da en azından bir göz gezdirirseniz gezerken Forum size çok şey ifade edecektir.  Pazartesi'den Cumartesi'ye yaz dönemi 09:00-18:00, kış dönemi 09:00-15:00, Pazar günleri ise bütün yıl boyunca 09:00-13:00 saatleri arasında açık. 


Roman Forum
Colloseum Ekim'den Ocak 15'e 09:00-15:00, Ocak 16'dan Şubat 15'e 09:00-16:00, 16 Şubat'dan 17 Mart'a 09:00-16:30, Mart 18'den Nisan 16'ya 09:00-17:00 ve Nisan 17'den Eylül'e kadar 09:00-17:00 arası açık. 80.000 kişilik dev arena M.S. 80ler civarında inşa edilmiş. Ben en aşağıdaki odacıkları gezeceğiz sanmıştım ama aşağıya iniş yok. Yine de devasa arena içinde kendinizi çok eskilere gitmiş buluyorsunuz.

 
Collosseum
Via Dei Fori İmperiali'nin karşı kısmında Trajan Sütunu, Trajan Forum'u, Trajan Pazarı, Agustus Forum'u, Mars Ultores Tapınağı ve Nerva Forumu'nun bulunduğu, tamamına Fori İmperiali dedikleri alan bulunyor. Önündeki yoldan geçerken bir göz atın. 


Civarda yiyecekler turistler için ve genelde kalitesiz. Colloseum'un yakınlarında yiyebileceğiniz en iyi yemek Pizza Forum'da. Burası Laterano'daki dar Via San Giovanni'nin son blokunda bulunuyor. Collosseum'dan Forum'un ters yönüne, şehir merkezine doğru yürürseniz bulabilirsiniz. Burada devasa pizzalar 5 eurodan başlayan fiyatlarla satılıyor (wikitravel.org/en/rome).


Colleseum'u gezdikten sonra Via dei Fori Imperiali üzerinden  Piazza Venezia'a geri dönüp (15 dakika) buradan Via 4 Nombre'den  Quirinale'ye ilerleyin demiştim ama biz Quirinale'ye gitmedik. Yine de görmek isterseniz buranın Roma'nın ünlü tepelerinin en yükseği Quirinale Tepesi olduğunu ve burada bulunan İtalya başkanın yaşadığı başkanlık evi (Palazzo del Quirinale) zamanında Papa'nın yazlık sarayı olarak inşa edildiğini, ayrıca bahçelerini gezmeye izin verildiğini bilmenizde yarar var.
Palazzio del Quirinale

Biz Piazza Venezia'dan Via Del Corso üzerinden Trevi Çeşmesi'ne ulaştık. 
Ünlü Trevi Çeşmesi
 Efsaneye göre 1762 yılında yapılan Trevi Çeşmesi'ne sol eliyle sağ omzu üstünden bir tane madeni para atan kişi bir gün tekrar Roma'ya dönermiş, iki tane madeni para atan hayatının aşkıyla tanışırmış (Romalı), eğer üç madeni para atarsa o kişiyle evlenirmiş. Çeşme muhteşem büyüklükte (çeşme değil devasa bir havuz) ama çok dar bir alanda bulunuyor ve her saat inanılmaz kalabalık. Buradan sonra Piazza Colonna'yı ziyaret ettik. İsmini meydanın merkezinde duran Marcus Aerulus sütunundan alan Piazza Colonna, İtalyan hükümetinin bulunduğu Palazzo Chigi'ye de ev sahipliği yapıyor.



Daha sonra Piazza dela Rotanda'ya ulaştık. Meydandaki çeşme şahane. Basamaklarına oturup müzisyenleri dinledik, uyukladık ve yandaki çeşmeden bol bol su içtik. Fakat bu meydanın çeşmesinden daha önemli bir özelliği var: Pantheon. Eğer bir dini tatile denk gelmezseniz (ne yazık ki biz geldik) mutlaka içeriyi gezin (ücretsiz). Pazartesi'den Cumartesi'ye 08:00-19:30, Pazar günleri 09:00-18:00, tatillerde 09:00-13:00 açık olup 1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralık'ta kapalıymış (bizim ziyaret ettiğimiz tarih bu listede yok ama yine de tatildi). Bir zamanlar pagan tapınağı olan Pantheon, Raphael gibi bir çok önemli ismin mezarına ev sahipliği yapıyor. Ayrıca yağmurlu günlerde muhteşem güzellikte olduğunu söylüyorlar. 
Pantheon
Hemen Pantheon'un arkasındaki Piazza Dela Minerva, hem Minerva Dikilitaşı'na hem de Santa Maria Sopra Minerva kilisesine ev sahipliği yapıyor. Dikilitaş İsis Tapınağı'ndan buraya Papa Alexender VII tarafından getirtilmiş ve Bernini dikilitaşı bir fil heykeli ile tamamlamış. Kilisede de önemli eserler görülmeye değer. 



Daha sonra harika  Piazza Navona'ya ulaştık. Burası zamanında vahşi Roma oyunlarının yapıldığı oval bir meydan (eskiden Domian Stadyumu imiş). Bu meydanda Sant'Agnese  Kilisesi bulunuyor. Kilisenin sağında bulunan  Bar Tre Scalini'de "tartufo al cioccolato" mutlaka deneyin. Restoranda oturarak yiyebileceğiniz gibi yan taraftaki restorana ait dondurmacıdan daha iyi bir fiyata alıp yiyebilirsiniz. Büyük çükolata parçaları ile kurabiye şeklindeki çikolatalı dondurmanın üstüne krema sıkıp servis ediyorlar ve yandaki dükkanda 4 euro. 
Tartufo al Cioccolato


Ayrıca meydanın tam ortasında Bernini'nin harika Dört Nehir Çeşmesi var. Burada Nil, Tuna, Rio Dela Plata, ve Ganj nehirleri tasvir edilmiş. Ortasındaki dikilitaş ise Maxentius Circus'tan buraya getirilmiş. Melekler ve Şeytanlar'ı okuyanlar bu çeşmeyi mutlaka hatırlarlar. Meydanın güney ucunda Moor Çeşmesi, kuzey ucunda ise Calderari Çeşmesi var (Calderari Demirci demekmiş ve zamanında meydanda çok demirci olduğu için bu ismi almış). Meydandaki ressamlar, müzisyenler, gösteriler yapan insanlar burayı en sevdiğimiz meydan yaptı. Buradan sonra gittiğimiz her yerde Gürkan, "o güzel meydana geri gidelim, orası daha güzeldi" diye söylenip durdu. Roma gezinizi burada sonlandırabilirseniz tatlı Roma tadını beraberinizde ülkenize götürebilirsiniz.



Piazza Navona
Daha sonra  Campo di Fiori'ye gititk. Burası da Navona kadar harika bir meydan. İsmini gündüzleri burada kurulan çiçek pazarlarından almış. Etrafındaki publar, lokantalar şahane. Burada etrafıntaki publarda veya cafelerde vakit geçirebilirsiniz. Roma'da umumi tuvalet neredeyse hiç yok. Ama her hangi bir cafeye rica ettiğinizde size mutlaka yardımcı oluyorlar. Hiç söyleneni görmedim. Hatta kamp için gittiğimiz otelde yirmi kişilik bir Japon grubu sadece tuvaleti kullanmak için otele girdi, görevliler ise çok doğal bir şeymiş gibi inanılmaz rahatlardı.
Campo Dei Fiori
Daha sonra Largo di Torre Argentina'ya yürüdük. İsmini eskiden alanın ortasında duran Arjantin dikilitaşından alan Largo di Torre Argentina, kedilerin özel olarak bakıldığı ve korunduğu mekan. Söylentiye göre Moussolini kedilerden nefret edermiş ve onun bu yaklaşımına protesto olsun diye burada kedilere ayrıcalıklı davranılıyormuş. Burası ayrıca tramvayların ve otobüslerin de kalkış durağı. Akşamı geçirmek için biz buradan Tram 8 ile nehrin karşısına Trastevere'ye geçtik ama yürüyerek de rahatlıla gidebilirmişiz.
Largo di Torre Argentina
Trastevere'nin ismi Trans Tiberem 'den (Tiber nehrinin karşısında) geliyor. Burası şehrin yeni sanatsal bölgesi sayılıyor. Görülecek bir çok şey olmasına rağmen sokaklarda kaybolup etrafı bu şekilde dolaşmanızı öneriyorlar. Ayrıca iyi fiyata güzel İtalyan yemeği için iyi bir adres. Özellikle Via della Cinque'deki Tony's harika. Lazanya, penne ve özellikle pizza muhteşem. Deniz mahsüllü spagetti de oldukçe enteresan. Ayrıca nehir kıyısına inerseniz burada da yemek mekanlarını ayrıca hediyelik eşya satan standları gezebilirsiniz. Biz bir gece Toni's'de, bir gece de nehir kıyısındaki bir balıkçıda yemek yedik, ikisi de şahaneydi. Ayrıca dar ortaçağ sokaklarında harika manzaralar sizleri bekliyor.
Tiber Nehri kıyısındaki yürüyüş yolu
Isolo Tiberi, Tiber nehrinin üstündeki güzel bir ada. Bu adanın Roma tarafında bir cafe ve bir dondurmacı bulunuyor. Garibaldi'de fotoğraf çektirmeyi unutmayın. Bölgede ayrıca Santa Cecilia ve Santa Maria isimli iki güzel kilise bulunuyor. 

Trastevere'den saat 01:00 gibi hostele dönmeye karar verdik ama otobüsler ve tramvayların saatleri bitmişti. Biz de taksiye bindik. Beklediğimizden daha ucuz çıktı, acil durumlarda çekinmeden kullanabilirsiniz.


Taksi ile dönerken bizi Piazza Dela Republica'dan geçirdi, böylece buraya yürümek zorunda kalmadık. Meydan harika, burada ayrıca Opera Binası bulunuyor. 
Piazza Dela Republica
2. Gün


2. gün Vatikan Müzeleri'ni gezmeye niyetlendik ve metronun A hattı ile Ottoviano durağında inerek Viale Vaticano'ya ulaştık. Saat 10:30 gibi müzelere vardığımızda kapıda iki buçuk saat beklemelik bir sıra vardı. Bir önceki gün tatil olduğu için çok kalabalık olduğunu etraftaki tur rehberlerinden birinden öğrendik. 40 Euro'ya sırayı atlayarak gezdirmeyi öneren tur rehberleri vardı. Biz paramızı kampa sakladığımızdan kabul etmedik ve ertesi sabah erkenden gelmeye karar vererek gezimize Piazza di San Pietro ile devam ettik.


Piazza di San Pietro Vatikan'nın girişindeki muhteşem bir meydan. Meydanın iki tarafında dikilitaş ve çeşmelerin arasında iki tane taş varmış. Eğer her hangi birinin üstüne çıkarsanız, 4 adet sütun tek bir sütuna dönüşüyor. Çeşmeler Maderno ve Bernini tarafından yapılmış. Ama meydanın en önemli eseri tabi ki bazilika. St. Peter Bazilikası'nın önünde uzun sıralar olsa dahi sıra hızlı ilerliyor o yüzden içeri girmenizi öneririm. Dünyanın en büyük kilisesi olan bazilikanın içini biz İngilizce olan turlara kulak misafirliği yaparak geçirdik. İçeride Michelangelo'nun ünlü Pieta'sı var. Biri "Ben İsa'yım!" diye koşup bu heykelin gözlerini harap ettikten sonra heykel cam korumaların arkasına hapsedilmiş.
Pieta
 Ayrıca içeride Bernini'nin muhteşem Papalık Tahtı var (ortada taht yok ama harika güvercin vitrayı ve etrafındaki bronz heykeller muhteşem).
Bernini'nin Papalık Tahtı
Ayrıca asansör ile 7 euro, merdiven ile 5 euro vererek yukarı tırmanıp manzaranın tadını çıkarabilirsiniz. 

Piazza di San Pietro 
Buradan Castel Sant'Angelo'yu gezdik ama içine giremedik. Agustus'un mezarı olan mekan daha sonra Yunanlıları engellemek için kaleye çevrilmiş, yapı bugün müze olarak kullanılıyor. Önündeki Sant'Angelo Köprüsü harika. Prag'daki Karlov Köprüsü'nü anımsatıyor. 
Castel Sant'Angelo ve Sant'Angelo Köprüsü

Biz köprüden karşıya geçmedik ve nehri takip ederek kuzeye doğru yürüdük. Buradan  Ponte Cavour Köprüsü ile karşıya geçerek Agustus'un Mozalesi'ne ve Ara Pacis'e ulaştık. Ara Pacis'in önündeki modern havuzun kenarında harika bir uyku çektikten ve sandviçlerimizi yedikten sonra Piazza Del Popolo'ya yürüdük.


Piazza del Popolo Roma'nın en büyük meydanı. Girişindeki ikiz kiliseler Santa Maria dei Miracoli ve Santa Maria in Montesanto, şehrin kuzeyinden girenler için harika bir karşılama oluyormuş. Ortadaki dikilitaş Mısır'da Firavun Sethos I ve Firavun Ramses II adına yapılmış, sonrasında Agustus Circus Maximus'a taşıtmış ve üç parçaya bölünmüş haldeki dikilitaş 1587 yılında keşfedilip tamir edilerek bu meydana yerleştirilmiş. Meydanda ayrıca Santa Maria del Popolo kilisesi bulunuyor. Pazartresi'den Cumartesi'ye 07:00-12:00 ve 16:00-19:00, Pazarları 07:30-13:30 ve 16:30-19:30 arası açık olan kilisede harika sanat eserleri bulunuyor. Caravaggio'nun "Aziz Peter'in Çarmıha Gerilişi", Pinturicchio'nun freskleri ve Raphael'in mozaiklerini görebilirsiniz. 
Piazza del Popolo
İki kilisenin arasından Via Del Corso'yu takip ettik. Burası mağazaların bulunduğu bir cadde. 
Via del Corso

Bir dondurmacıdan harika Gelato'muzu yedik ve Via Dei Condotti üzerine sola döndük. Bu küçük sokak en pahalı mağazaları barındırıyor ama bence daha önemli yanı sonunda Piazza Spagna'yı bulundurması. 

Piazza di Spagna 17. yüzyılda İspanyol Büyükelçisi'nin kaldığı yeri barındırıyor. Etrafta İspanyollar dışında kimsenin yaşamasına izin verilmiyormuş ve bu kişiler yakalanırsa İspanyol Deniz Kuvvetleri'nde çalışılmaya zorlanıyormuş. Fontana delle Barcaccia (Eski Kayık Çeşmesi) ünlü Bernini'nin babası tarafından Tiber Nehri'nin yanındaki duvarlar yapılmadan önce buralara kadar su bastığını ve bu kayığın su üstünde kaldığını tasvir etmek adına yapılmış. Meydandaki McDonalds ise İtalya'da açılan ilk McDonalds'mış. Meydandaki Sütun ise Meryem Ana'nın bir erkekle birlikte olmadan hamile kalmasını kutlamak adına buraya dikilmiş ve her yıl 8 Aralık'ta Papa Meryem Ana'yı kutsamak için burayı ziyaret edermiş. Buradaki 135 basamaklı ünlü İspanyol Merdivenleri (Scalinata di Spagna) 1721-1725 yılları arasında Fransızların maddi yardımı sayesinde Bourbon İspanyol Büyükelçiliği'ni ve Bourbon Fransız Büyükelçiliği'ni Vatikan ile birleştirmek için inşa edilmiş. İspanyol Merdivenleri'nin tepesindeki barok kilise Santissima Trinita dei Monti, çeşitli filmlerin çekildikleri sahnelerin arka planı olarak çok tanıdıkmış (Audrey Hepburn'ün Roma Tatili Filmi gibi).  Burada genç yaşta ölen ünlü şair  Keats Shelley Müzesi'ni görebilirsiniz.
Piazza del Spagna
Merdivenleri çıkıp Via Sistina Via Di Porta Pinciana'yı takip ederek Villa Borghese'nin girişine ulaştık. 
 Girişi Piazzale Brasile'den olan parkta biz en yakın çimene benzeyen kısımda oturup uyuduk ama yorgun değilseniz siz Giardino del Lago (bahçenin gölü)'ne doğru yürüyün ve burada biraz etrafın keyfini çıkarın.  Buradaki Villa Borghese muhteşem sanat koleksiyonunu içinde barındırıyor. 


Borghese Bahçeleri
Daha sonra Piazzale Brasile'ye geri dönüp Via Pinciana'yı geçerek Via Veneto'nun başına ulaştık. Bu cadde geniş ve son derece şık. Restoranların içlerine bakınca dudaklarınız uçukluyor. Yokuş yukarı tırmanması zor ama Villa Borghese'den çıkınca yokuş aşağı keyifli oluyor. Caddeyi Piazza Berberini'de son buluyor. Aslında diğer meydanlara göre çok cafcaflı bir meydan değil ama meydanın kuzeybatı köşesindeki Arıların Çeşmesi'ne ve meydandaki Triton Çeşmesi'ne göz gezdirmekte fayda var. .Burada  Capuchin Manastırı da var. Piazza Barberrini'nin sağ tarafında bulunan Capuchin Manastırı'nın bazı şapelleri ölmüş keşişlerin kemikleriyle süslenmiş. Palazzio Barberini, Piazza Barberini'de bulunuyor ve Antik Sanatlar Müzesi'ne ev sahipliği yapıyor. Müzenin koleksiyonunda Raphael'in ve Caravaggio'nun ünlü eserleri bulunmaktaymış, giriş 5 euro. 
Piazza Barberini
Meydandan metro ile Piramide durağına kadar gittik. Burada piramit olayının Roma versiyonunu görebilirsiniz.
Piramit

 Yakınlarda Baths Of Caracala da var. Burası Romalıların eski banyolarının kalıntılarıymış. Caracala'dan başlayan arkeolojik olarak yolların kraliçesi olarak adlandırılan Appian Yolu var. 
Appian Yolu

Biz yorgunluktan ölmek üzere olduğumuzdan gitmedik. Piramitten Testaccio'ya doğru yürüdük. Aslında burası akşam gelip ünlü barlarda vakit geçirmek için öneriliyordu ama biz Trestevere'ye geri gitmek istediğimizden Testaccio'yu gündüz gezdik. Gündüz hali hiç gezilesi değil. Roma'nın banliyoları, kırık dökük köşeleri burada toplanmış gibi görünüyor. 


Burada çok vakit kaybetmeyip nehir kıyısına doğru yürüdük. Amacımız nehrin kıyısında oturup ton balıklı sandviçlerimizi yemekti. Fakat kıyı oturulacak gibi bir yapıya ship değildi. Biz de aşağıya doğru yürüdük. Piazza Del Emporio'daki çeşmenin kenarına kıvrılıp geleneksel Roma öğlen yemeğimizi afiyetle yedik.  Daha sonra kıyı boyunca yürüyüp Santa Maria in Cosmedin kilisesine ulaştık. Burada Bocca Dela Verita var. Kapalı olduğu için demirlerin arkasından baktık ama yetti. 

Bocca dela Verita


Circus Maksimus Eski Hali
Kilisenin arkasından dolanıp Circus Maksimus'a göz gezdirdik. Eskiden devasa bir araba yarışı mekanı olan yerde artık Romalılar koşuyor, yürüyor yani ataları gibi spor yapmaya devam ediyorlar ama yarış pistinden geriye kalan pek bir şey yok. 
Circus Maksimus şimdiki hali

Tekrar kıyıya yürüyüp Tempi del Foro Boario'yu yine parmaklıklar arkasından gördükten sonra sevgili Trestevere'mize ulaştık. Trestevere'nin diğer meydanlarına kıyaslayınca oldukça keyifsiz olan meydanında oturup Santa Maria in Trestevere kilisesine göz gezdirdikten sonra Toni's'de pizza, lazanya, penne ve harika şaraplar bizi bekliyordu.
Tempi del Foro Boario

3. Gün


Sabah son derece erken yola çıktık, ve saat sabah 8'de Vatikan Müzelerinin girişindeki kısa sıranın sonuna girdik. Müze 08:30da açılacağından bir süre bekleyecektik ama şansımıza karşıda bir çeşme ve bedava internet vardı. Iphone sahibi iseniz sıra beklerken indirdiğiniz Vatikan Gezi Rehberi uygulamasını dinleyerek kendinizi göreceklerinize hazırlayabilirsiniz. Rehber harika, hem müzenin haritası hem de gezeceğiniz yerlerin harika açıklamaları var.
IPhone Uygulaması
Pazarları kapalı, fakat ayın son Pazar'ı giriş ücretsiz ve 09:00'dan 14:00'e kadar açık. 1 ve 6 Ocak, 11 Şubat, 19 Mart, 4 ve 5 Nisan, 1 Mayıs, 29 Haziran, 14 ve 15 Ağustos, 1 Kasım, 8, 25 ve 26 Aralık'da kapalı. Giriş ücreti 15 euro ama mutlaka görmelisiniz.

Cumartesi ve Pazartesi'leri, ayın son Pazar'ı, ve tatillerden önceki ve sonraki günler çok kalabalık oluyor. İçeride şort ve omzu açık giyinmek yasak. Rehbersiz ziyaretçiler girişin solundaki, rehberli gruplar girişin sağındaki sıraya girmeli. 2 saatlik İngilizce rehberli tur 31 euro ve 10:30, 12:00, 14:00de başlıyor. Rezervasyon için visiteguidatesingoli.musei@scv.va. İçerisi için haritalar ücretsiz değil, dolayısıyla yanınızda bir Vatikan haritası getirebilirsiniz. Bu adreste kullanışlı bir tane bulabilirsiniz: http://www.planetware.com/map/vatican-museums-map-scv-vatmus_n.htm

Çıkıştaki ünlü merdivenler
Vatikan Bahçeleri'ni görmek istiyorsanız en az iki gün öncesinden 06-6988-4676 numaralı telefonu arayarak yer ayırtmalısınız. Turlar Salı, Perşembe ve Cumartesi 10:00 başlıyor. Eğer Necropolis ve Saint'in Mezarı'nı görmek istiyorsanız bir hafta öncesinden 06-6988-5318 numaralı telefonu arayarak yer ayırtmalısınız. 2 saatlik tur 10 euro, ofis Pazartesi'den Cumartesi'ye 09:00-17:00 arası açık.


Vatikan Müzesi
Biz açıkcası Vatikan sokaklarında yürüyüp rahip ve rahibelerle karşılaşacağımızı düşünüyorduk. Ama Vatikan Müzeleri tam anlamıyla bir müze, daha fazlası yok. Muhteşem eserler ve inanılmaz bir koleksiyonu var, özellikle Eski Mısır kısmı, Raphael Odaları ve tabi ki Sistine Şapeli harika. Sistine Şapeli'ne girereken omuzları ve dizleri kapatmayı, fotoğraf makinanızı çantanıza koymayı unutmayın. İçerisi çok kalabalık, size sürekli sesiz ol diyen sinirli görevliler var ve yanlışlıkla yerdeki basamaklara oturmaya kalkarsanız dayağı yemediğiniz kalıyor. Bu görece minik oda önce pek bir şey ifade etmiyor, sonra herkes gibi kafanızı kaldırıyor ve büyüleniyorsunuz. Michelangelo'nun muhteşem freskleri tavanı süslüyor. Hristiyan aleminin başlangıcından başlayarak önemli tarihleri resmedilmiş. Ayrıca sizin girdiğiniz kapının bulunduğu duvarda yine Michelangelo'nun Last Judgement freski var. Sadece bu fresk ile ilgili sayfalarca bilgi var, dinlemekten sıkılıyorsunuz. 
Sistine Şapeli Tavan Freskleri
Sistine Şapeli Last Judgement Freski
Biz buradan metro ile hostelimize döndük ve dans kampımın yapılacağı otele doğru yola çıktık. Sizin vaktiniz kalırsa görmeniz gereken bir kaç adres daha:


Melekler ve Şeytanlar'da geçen Santa Maria della Vittoria kilisesi, Bernini tarafından tasarlanan "Ectasy of St. Teresa" heykelinin bulunduğu kilise ve Modern Merkez'de bulunuyor.

Kuzey Merkez'de Via Salaria 430 adresinde (Termini istasyonundan 86,92,310 nolu otobüsler ile ulaşabilirsiniz) antik Roma ailelerinin ve yedi Papa'nın yer altı mezarları (catacomps) var. Pazartesileri kapalı, 08:30-12:00, 14:30-17:00 arası açık.

Kuzey Merkez'de ayrıca görülmesi gereken Quartiere Coppede, 1920lerde Art Nouveau tarzında inşa edilmiş bir kaç ilginç bloka ev sahipliği yapıyor. 

Aventino - Testaccio bölgesinde özellikle Anahtar Deliği nedeniyle çok ünlü. Buradan baktığınız üç ülkeyi (İtalya, Vatikan ve Malta) muhteşem bir sıra şeklinde görebiliyormuşsunuz. 

Termini'nin güneyindeki Esquilino - San Giovanni bölgesinde Piazza Vittori Emanuele pazarı ve Lateran'daki Rome Saint John Katedrali bulunuyor.


Gezginler için bir kaç ayrıntı daha:


Roma'nın her yerinde S. P. Q. R. yazısını görüyorsunuz. Bunun anlamı latince Senatus Populusque Romanus (Roma Senatosu ve Halkı) ve uzun yıllar boyunca Roma'nın sembolu olmuş ve olmaya devam etmekte.  


Ayrıca gitmeden Roma tarihi hakkında bilgi edinmekte fayda var. Aşağıda Wikipedia'dan alınmış İngilizce zaman çizelgesi bulunuyor.

Roman Kingdom and Republic
According to legend, Romulus founds Rome.
Rule of the seven Kings of Rome.
Creation of the Republic.
The Gauls invade Rome. Rome sacked.
Social and Civil Wars. Emergence of MariusSulla,Pompey and Caesar.
Julius Caesar assassinated.
Roman Empire
Augustus establishes the Empire.
AD 64
Great Fire of Rome during Nero's rule.
69-96
Flavian Dynasty. Building of the Colosseum.
3rd century
Crisis of the Roman Empire. Building of the Baths of Caracalla and the Aurelian Walls.
284-337
Diocletian and Constantine. Building of the first Christian basilicas. Battle of Milvian Bridge. Rome is replaced by Constantinople as the capital of the Empire.
395
Definitive separation of Western and Eastern Roman Empire.
410
The Goths of Alaric sack Rome.
455
The Vandals of Gaiseric sack Rome.
476
Fall of the west empire and deposition of the final emperor Romulus Augustus.
6th century

Rome Timeline
Medieval Rome
800Charlemagne is crowned Holy Roman Emperor in St. Peter's Basilica.
846The Saracens sack St. Peter.
852Building of the Leonine Walls.
1000Emperor Otto III and Pope Sylvester II.
1084The Normans sack Rome.
1144Creation of the commune of Rome.
1300First Jubilee proclaimed by Pope Boniface VIII.
1303Foundation of the Roman University.
1309Pope Clement V moves the Holy Seat to Avignon.
1347Cola di Rienzo proclaims himself tribune.
1377Pope Gregory XI moves the Holy Seat back to Rome.

Modern Rome
1420–1519Rome becomes a centre of the ItalianRenaissance. Founding of the new St. Peter's BasilicaSistine Chapel.
1527The Landsknechts sack Rome.
1555Creation of the Ghetto.
1585–1590Urban reforms under Pope Sixtus V.
1592–1606Caravaggio working in Rome.
1600Giordano Bruno is burned.
1626The new St. Peter's Basilica is consecrated.
1638–1667Baroque era. Bernini and Borromini. Rome has 120,000 inhabitants.
1703Building of the Port of Ripetta.
1732–1762Building of the Fontana di Trevi.
1798–1799 and 1800–1814French occupation.
1848–1849Roman Republic with Mazzini and Garibaldi.
1870Rome conquered by Italian troops.
1874–1885Building of the Termini Station and founding of the Vittoriano.
1922March on Rome.
1929Lateran Pacts.
1932–1939Building of Cinecittà.
1943Bombing of Rome.
1960Rome is seat of the Summer Olympics.
1975–1985Years of terrorism. Death of Aldo MoroPope John Paul II is shot.
1990Rome is seat of the Football World Championship.
2000Rome is seat of the Jubilee.

Bu arada harika dostlarım sağ olsun, daha gitmeden bir sürü muhteşem mıknatıslarım olduğunu ve oraya gittiğimde bir tane bile mıknatıs almadığımı da ayrıca belirtmek istiyorum:







1 yorum:

  1. Şuan da ekim bayramı için yer seçmeye çalışıyorum, Roma listemde baş sıralardaydı, çok güzel ve faydalı bir yazı olmuş, teşekkürler!

    YanıtlaSil